Yapay Zeka Video Prodüksiyonda Nerede İşe Yarıyor, Nerede Yaramıyor
Son bir yılda en sık duyduğumuz cümlelerden biri şu: "Bunu yapay zekayla daha ucuza yapamaz mıyız?"
Dürüst cevap, bazen evet. Çoğu zaman hayır. Ama neredeyse her seferinde soru yanlış yerden kuruluyor. Yapay zeka bir prodüksiyonun tamamını ucuzlatmıyor, belirli aşamalarını hızlandırıyor. Hangi aşamalar olduğunu bilirseniz gerçekten zaman ve para kazanıyorsunuz. Bilmezseniz, kazandığınızı sandığınız iki günü revizyon turlarında geri veriyorsunuz.
Bu yazıda pazarlama dilini bir kenara bırakıp kendi projelerimizde neyin işe yaradığını, neyin elimizde kaldığını anlatacağız.
Önce şunu netleştirelim: prodüksiyonun neresi zaman alıyor?
Çoğu kişi video prodüksiyon deyince çekim gününü hayal ediyor. Oysa çekim, toplam işin en kısa parçası. Kendi kurumsal film projelerimizde süre kabaca aşağıdaki gibi dağılıyor.
Tablo şunu söylüyor: çekim gününe hiç dokunmayan bir teknoloji bile toplam süreyi ciddi biçimde değiştirebilir. Yapay zekanın bugün gerçekten işe yaradığı yerler de zaten hazırlık ve post tarafında yoğunlaşıyor.
Gerçekten işe yaradığı üç yer
Aşağıdaki üç başlıkta yapay zeka bizim için artık standart araç haline geldi. Yani "denedik, işe yaradı, kullanmaya devam ediyoruz" kategorisi.
01Transkript, altyazı ve çeviri
02Çekim malzemesini tarama ve etiketleme
03Senaryo taslağı ve fikir çeşitlendirme
İşe yaramadığı yerler
Şimdi tersine bakalım. Aşağıdaki başlıklarda yapay zeka bugün hâlâ ya yetersiz ya da riskli. Bunları müşteriye baştan söylemek, sonradan açıklamaktan çok daha kolay oluyor.
Tamamen yapay zekayla üretilmiş marka videoları. Teknoloji etkileyici, kimse aksini söylemiyor. Sorun tutarlılık. Aynı yüzü, aynı ürünü, aynı mekânı sahneler boyunca aynı tutmak hâlâ zor. Beş saniyelik bir sosyal medya içeriğinde kimse fark etmiyor. Kırk saniyelik bir kurumsal filmde ürününüzün logosu iki sahne arasında değişirse müşteri bunu ilk izlemede yakalıyor. Ürünün kendisi kadrajdaysa, gerçek çekim hâlâ tek güvenli yol.
Marka güvenliği gereken işler. Bir bankanın ya da ilaç firmasının videosunda kaynağı belirsiz bir görsel kullanamazsınız. Eğitim verisinin nereden geldiği net olmayan araçlarla üretilen içerik, hukuk departmanından geri döner. Bu bir teknoloji sorunu değil, sorumluluk sorunu.
Yönetmenlik kararları. Hangi anda kesileceği, hangi bakışın tutulacağı, müziğin nerede gireceği. Bunlar teknik değil sezgisel kararlar ve izleyicide bıraktığı etki tam olarak buradan geliyor. Yapay zeka size on farklı kurgu verebiliyor. Hangisinin doğru olduğunu söyleyemiyor.
Peki maliyet gerçekten düşüyor mu?
Kısmen. Ama beklediğiniz kalemde değil.
Yapay zeka çekim gününü ucuzlatmıyor. Ekip yine aynı ekip, ekipman yine aynı ekipman, lokasyon izni yine aynı izin. Kazanç post prodüksiyonda ve çok dilli teslimde ortaya çıkıyor. Tek dilde teslim edilen basit bir kurumsal filmde fark birkaç saatlik iş. Aynı videoyu dört dilde, altyazılı ve seslendirmeli isteyen bir müşteride ise fark gerçekten hissediliyor.
Bir de şu var: yapay zeka çıktısı kontrol edilmeden kullanılamıyor. Kontrol de zaman alıyor. Toplamda ne kazandığınızı görmek için ikisini birlikte hesaplamak lazım.
Bir projede yapay zeka tam olarak nerede devreye giriyor?
Gerçek bir kurumsal film akışında kullandığımız noktalar.
Nasıl karar vermeli?
Basit bir soru işinizi görür: bu işte üretmek mi zor, ayıklamak mı?
Ayıklamak zorsa, yani elinizde çok fazla malzeme varsa ve içinden doğru olanı seçmeniz gerekiyorsa, yapay zeka size zaman kazandırır. Üretmek zorsa, yani markanın sesini bulmak, doğru anı yakalamak, izleyiciyi bir yerden bir yere taşımak gerekiyorsa, o işi hâlâ insan yapıyor.
Bizim yaklaşımımız da bu. Yapay zekayı işin görünmeyen kısmında kullanıyoruz, görünen kısmında değil. Müşteri ekranda bir farklılık görmüyor. Sadece iş biraz daha hızlı bitiyor ve çok dilli teslim eskisi kadar korkutucu olmuyor.
Projenizin bütçesini merak ediyorsanız, hazırladığımız ücretsiz araçla dakikalar içinde bir tahmin alabilirsiniz. Aşağıdaki bağlantı sizi oraya götürür.


